Vizyon

Rəsmi İrəvan iki yol ayrıcında: kimin sifarişinə oynamalı?!….

İran açısından Suudi Arabistan’ın yeni veliahtı

Alman Gizli Servisi BND Cermen İslam’ını piyasaya sürdü!

Rusya Türkiye arasında domates krizi ve sorunun basit çözümü

Afrika’da FETÖ Ordusu kuruluyor!

Gündem 7 Şubat 2017
1.049

Erika Gibson’ın, “Turkish fugitives buy arms company / Türk kaçaklar silah şirketi satın aldı” haberi Türk basınında bomba tesiri yaptı. Olayın geçtiği ülke Güney Afrika; Anti Apartheid aktivist ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyahî devlet başkanı, Nelson Rolihlahla Mandela ya da kabile adıyla Madiba’nın memleketi. Güney Afrika benim gündemime lise yıllarında okuduğum ‘İmamın Öldürülüşü’yle girmişti. Barney Desai, ve Cardiff Marney’in hazırladıkları bu kitap, Güney Afrika ırkçı yönetimi tarafından öldürülen imam Abdullah Harun’un sürükleyici ve ibret verici hayat hikâyesini anlatıyordu. Şimdi bu ülkede başka hikâyeler yaşanıyor!

Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi kurumlarıyla eşgüdümlü organik bağları olduğu görüntüsünü vermekte çok başarılı olan FETÖ, Türkiye’nin ‘Afrika’ya açılım’ politikasını, kendi çıkarları doğrultusunda yaygın ve örgün okullarıyla, eğitim emperyalizmine dönüştürmekte gecikmedi. İşbaşındaki hükümetlerle aynı kulvarda ve siyasi potada oldukları, milli bir ülkü kulvarında hareket ettikleri imajını kullandılar. Sonuçta dışişleri ve diğer bürokrasi kademelerinde yanlış bir şekilde, kıtaya yayılmış olan eğitim kurumları ağının Türkiye’nin Afrika stratejisine büyük bir katkısı olduğu düşünüldü. Farklı nedenle farklı kademelerdeki insanlar bu değirmene su taşımak âdeta yarıştı. O dönemde hiç kimse kalkıp, Türkiye’nin Afrika kıtasına yönelik ilgisinin temel itici güçleri “karşılıklı anlaşmalar” ve “tarihi bağlar” olduğunu söylemedi belki söyleyemedi. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma ile yakın ilişkiler kuran, Güney Afrika’da 8 okulu bulunan FETÖ bu okullar aracılığıyla ülkede kilit mevkilere kolayca erişebiliyor. Yazıya konu olan Güney Afrika Cumhuriyetindeki Johannesburg’da yer alan ve 10 hektarlık bir alan üzerine kurulan Nizamiye Külliyesi’nde camiden, okula, süper marketten özel mezarlığa kadar çok çeşitli yapı ve işletme bulunuyor. Afrika kıtasında Kahire ve Lagos’un ardından en kalabalık üçüncü şehir olan Johannesburg; 4.5 milyon nüfusuyla Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en büyük şehri olduğu gibi, altın ve gümüş ticareti potansiyelinin yoğun olduğu bir metropol alanı. Johannesburg’daki Witwatersrand Sıradağlarının özellikle altın ve gümüş mineraller açısından zenginliği göz kamaştırıyor. Johannesburg Uluslararası Havaalanı, ülke içi ve ülke dışı taşımacılıkta Afrika’nın en yoğun ve en kapasiteli havayolu hizmetini vermektedir. Metropol nüfusu 4 milyon 435 bin civarındadır.

Fetö’nün Güney Afrika’da silah fabrikası satın alması, örgütün Türkiye sınırları dışında kendi ordusunu kurduğunu ve ordunun silah ihtiyacını bu silah fabrikası tarafından karşılayacağını gösteriyor. Darbe girişiminin ardından 9’u general olmak üzere 300 civarında rütbeli asker firar etmişti. Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından “firar” eden üst rütbeli subayların arasında iki tümamiral, 4 tuğamiral ve bir tuğgeneralin bulunduğu anlaşılmıştı. Ocak 2017’de Alman medyası ülkedeki NATO üslerinde görev yapan yaklaşık 40 Türk askeri personelin, Almanya’ya iltica başvurusunda bulunduğunu duyurmuştu. Nato/Gladyo yapılanmasının Türkiye ayağını oluşturan unsurlardan FETÖ mensuplarının, 50 yıllık gizli örgütlenme ve sızma becerileri nedeniyle, bulundukları ülkelerde teşkilatlanma tecrübelerini kullanarak her türlü yapılanmaya gidebilecekleri biliniyor. Örgütün kendine özgü haberleşme yöntemi ve araçları mevcut. Bu çerçevede 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, Türk devletinin geri dönün ve teslim olun çağrılarına rağmen, Güney Afrika’da kalmaya devam eden FETÖcü iş adamlarının Pretoria şehrinde bulunan Milkor Zırhlı Araçlar firmasını satın alması gerçekten ilginç ve dikkat çekici.

FETÖ üyesi oldukları için haklarında tutuklama kararı olan 2 bine yakın kişi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Güney Afrika’ya kaçtı. Ali Katırcıoğlu, Levent Şenol, Vuslat Bayoğlu ve Şemsettin Çalışkan’ın önderliğinde FETÖ’cü grup kömür işletmeciliğinden tekstile kadar çeşitli sektörlerde faaliyet yürütüyor. Güney Afrika İş Adamları Derneği çatısı altında para transferi ve kara para aklama işlemleri gerçekleştiriliyor. Güney Afrika Kimlik Belgesi olan Vuslat Bayoğlu bu ülkede çeşitli kömür madeni işleticisi firmaların genel direktörü. Ayrıca kardeşi Serhat Bayoğlu ile Raci Yetiş’in geçen yıl yerli bir firmayla ortak olarak Milkor’u satın alan bir yatırım şirketinin genel müdürleri oldukları biliniyor. Milkor şirketi geçen yıl N4/Panzer adlı silah üreticisi firmayı da bünyesine katarak adını Milkor Zırhlı Araçlar olarak değiştirmiş. Güney Afrika Ulusal Savcılık Makamı Sözcüsü Luvuyo Mfaku, devlete karşı işlenen suçları araştıran öncelikli birimin bu durumdan haberdar olduğunu ve bir soruşturma başlatıldığını ifade ediyor. Tecrübeli diplomat, Türkiye’nin Güney Afrika büyükelçisi Kaan Esener, grubun silah imalatına karışmasının ciddi endişe kaynağı olduğunu belirtiyor. (Bkz. http://m.news24.com/news24/SouthAfrica/News/turkish-fugitives-buy-arms-company-20170204 )
Silah fabrikasının satışı Güney Afrika’da da önemli bir sorun haline geldi. Akşam gazetesini haberine göre eski Adalet Bakanı ve ülkedeki silah firmalarının kontrolünü sağlayan ‘Ulusal Konvansiyonel Silahlar Kontrol Komitesi – NCACC) Başkanı Jeff Radebe, FETÖ’cülerin silah firmasını satın aldıklarından haberleri olmadığını ve soruşturma başlatıldığını kaydetti. Radebe, Pretoria şehrinde bulunan Milkor Zırhlı Araçlar firmasının ayrıca Ulusal Konvansiyonel Silah Kontrol Komitesi NCACC’ye kayıtlı olmadığını da açıkladı. Ulusal Yargılama Otoritesi Sözcüsü Luvuyo Mfaku firmanın müfettişler tarafından soruşturulmaya başlandığını açıkladı. Milkor silah fabrikasının üretim ağında silahlandırılabilir zırhlı araçlar, her türlü mühimmat, uzun namlulu otomatik silahlar, bomba atar, mayın hatta elektronik savaş sistemleri bile bulunuyor. Vuslat Bayoğlu’nun avukatı Emma Sadleir, iddialar karşısında şaşırdığını, FETÖ adında bir terör örgütünün adını hiç duymadığı açıklaması yaptı. Vuslat Bayoğlu Milkor’u kardeşinin satın aldığını söyledi. Çalışanlar şirketin yeni sahibi olarak Vuslat Bayoğlu’nun bir konuşma yaptığını belirtti. ( Bkz. http://www.cnnturk.com/dunya/feto-silah-fabrikasi-almis ) Silah şirketi alan firari ve Fetö davasından aranan Türk vatandaşlarının FETÖ üyelerinin Kimse Yok Mu Derneği üzerinden Afrika ülkelerine yardım gerekçesiyle topladığı 54 milyon lirayı sermaye yaptıkları söyleniyor. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201611011025570711-kimse-yok-mu-feto/ )

Firari Fetöcü Türk vatandaşlarının satın altığı firmanın ürettiği, Milkor Birden Grenade Launcher (MGL) veya Y2 dünyanın ilk seri üretilen multi-shot 40mm el silahı. Güney Afrika şirketi Milkor tarafından geliştirilen silah 1983 yılında üretime girdi ve ilk Güney Afrika Savunma Kuvvetleri tarafından kullanıldı. 1996 yılında, temel tasarımı geliştirilmiş bir versiyonu üretime girdi ve Milkor 40mm Çoklu Bombabatar Mk-1 şeklinde üretildi. Son 30 yılda, Milkor bombaatar, dünya çapında 50’den fazla ülkede satıldı. Milkor MGL örneğin ABD M79 gibi tipik tek çekim 40mm silahlar ile karşılaştırıldığında, önemli ölçüde ateş gücü artışı sağlar. Hızlı-ateş yeteneği (üç saniyeden az altı çekim) pusu durumlarda ve hızlı yürüyüş kent savaşlarında etkilidir. 2006 yılında, Milkor Özel ürünler özel güvenlik ve kolluk uygulama tarafından kullanılmak üzere yaygın olarak kullanılan 40mm MGL Mk-1 daha az öldürücü türevini tanıttı. MAR (Çoklu Anti-Riot) ait 37/38mm varyasyonu da mevcuttur. Sıkı durun adı geçen envanter, Türkiye’de MKEK tarafından üretildi. Türk Kara Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanılıyor.
Sizinle kıytırık bir bilgiyi de paylaşayım. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Akıncılar hava üssünde yakalanan, serbest bırakılan darbenin imamı olduğu iddia edilen Adil Öksüz, 26 Haziran 2015’te TK0040 sefer sayılı uçakla Atatürk Havalimanı’ndan Güney Afrika Johannesburg Havalimanı’na gitti. 3 gün sonra TK0041 sefer sayılı uçakla Türkiye’ye döndü.16 Eylül 2015’te TK003 sefer sayılı uçakla Güney Afrika’ya gitti. Buradan ABD’ye geçti. 25 Eylül’de ABD’den TK0012 sefer sayılı uçakla döndü. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201611291026043197-adil-oksuz-yurtdisi-seyahati/ )

Yurt dışındaki Fetöcüler kendi kolonileri oluşturuyor. Kendi şirketleri üzerinden kendi imparatorluklarını kuruyorlar. Tabi ki Türkiye’de hiçbir şey onlar için eskisi gibi olmayacak. Yurt dışına kaçan veya yurtdışındaki mevcut görevlerinden istifa edip geri dönmeyen, bulundukları ülkelere iltica eden Fetöcü askerler kendi ordularını kuruyor, kendi firmalarının ürettikleri silahlarla donanıyor. Kiminle savaşacaklar dersiniz? Ta kalkıp ta Güney Afrika’dan Türkiye’ye harp ilan edecekleri yok! Muhtemelen kurdukları orduyla, Afrika’da paralı askerlik yapacaklar.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar