Türkiyənin hədəfləri…

Ankaragücü şampiyonluğunun Genelkurmay başkanının resimleriyle ne ilgisi var ?

Klasik sağ zihniyete karşı Erol Güngör çizgisi

Ադրբեջանը ճշտեց՝ հանձնելո՞ւ ենք մենք տարածքները, թե ոչ

Musul sorunsalı

Gündem 20 Ekim 2016
301

Musul, fetih edildiği 1516 yılından bu tarafa, tarihi, siyasi, ekonomik, etnik ve kültürel nedenlerden dolayı Türklerin gündemindedir. Konumuz bu olmadığı için tarihi boyutuna girmeyeceğiz. Günümüzün en acımasız ve kanlı terör örgütü olan IŞİD, 2014 yılında Musul’a girmiş ve bu tarihi, kültürel ve zengin kenti iki yıldır elinde bulundurmaktadır. Çoktandır konuşulan ama bir türlü başlamayan kurtarma operasyonu, nihayet, 17 Ekim’de koalisyon güçlerinin saldırısıyla, başlamıştır. Musul, bölge ve bölge dışındaki, ülkelerin de gündeminden düşmediği için yazımızın başlığında “sorun” değil “sorunsalı” tabirini kullandık, zira, geçmişten gelen ve bugün de katlanarak devam eden Musul sorunu, sorunsala dönüşmüştür. ABD, İngiltere ve İsrail’in iki yıl bekleyip de, Musul’a, acilen, şimdi girmek istemesinin nedeni, bazılarının dediği gibi Obama’nın seçim öncesi, bu sorunu çözüp Hillary Clinton’a destek vermek istediği savı doğru değildir. Tam aksi bir durumdur, zira seçime bir ay kala, böyle riskli bir işe girmek Clinton’u olumsuz etkiler. Ayrıca, bu harekatın seçim öncesi bitmesi de mümkün değildir. ABD, seçim öncesi; Türkiye, Kuzey Irak Kürt yönetimi ile Rusya’nın gizli desteğiyle Musul’a muhtemel bir harekatını önlemek için bunu yaptığını düşünüyoruz.***Putin, yaptığı açıklamada, koalisyon güçlerinin, IŞİD militanlarına bir kaçma şansı vermek için Suriye yönünü boş bıraktıklarını belirtmiştir. Putin bu ihtimaline dayanarak, kendilerinin de, Suriye’ye girecek olan IŞİD militanlarına karşı tedbir alacağını duyurmuştur. Bunun anlamı; Putin, IŞİD militanlarına kaçmamalarını, direnip Amerikan veya diğer koalisyon güçlerine karşı savaşmalarını aksi takdirde Suriye’ye girerseniz ben sizi öldüreceğim demektedir. ABD, Barzani’yi dışlıyor, onun yerine PKK ve PYD ile çalışmayı yeğliyor. Zira Barzani, bölge dengelerini ve Kürt çıkarlarını daha fazla dikkate almaya başladı. ABD’nin her dediğini yapmamaya çalışıyor, bu nedenle ABD, PKK-YPD ile çalışmayı tercih etmektedir. Barzani feodal ve arkaik olarak nitelendirilip sözde modern sosyalist PKK-YPG terör örgütleriyle çalışmayı istemektedir. Bu nedenle Musul müdahalesinde bu örgütlerin de görev almasını istemiştir. ABD, İngiltere ve Fransa’nın hava, lojistik ve teknik desteği ile, Şii ve Sünnilerden oluşan Irak merkezi ordusu, Kuzey Irak Kürt yönetimi ordusu Peşmerge ve Türkiye’nin Başika kampında eğittiği Türkmen, Arap ve Kürtlerden oluşan “Ninova Bekçileri” de karadan Musul’a  girmişlerdir. Başbakan Yıldırım, Türk Hava Kuvvetleri’nin de koalisyon güçleriyle birlikte harekata katıldığını bildirdi, ancak detay vermedi. Nasıl bir katılım yaptığını, belki, ilerleyen zamanda duyurur. Bu önemli bir adım. Zira Türkiye’nin Musul’a müdahil olmasını, Amerika, İngiltere, İran, Kürtler ve Irak Şii merkezi hükümeti istemiyor. Nasıl oldu da ikna oldular, önemli bir merak konusudur.***Musul’a kimin girip, kimin girmeyeceği çok tartışılmıştır. Bunun nedeni, Musul, alanın elinde kalır korkusudur. Taraflar, Türkiye’nin tarihi geçmişi öne çıkartarak, hak iddia etmesinden çekinmektedirler. Zira Musul, Mustafa Kemal Paşa tarafından Misak-ı Millî sınırları içerisine alınmış ama İngilizler, ‘petrol’ün bu tarihte ekonomik ve stratejik bir ürün olduğu anlamış olduğundan, Musul ve bölgesinin Türkiye’ye verilmesiyle Türkiye’nin toprak ve güç olarak fazla büyüyeceğini ön görerek Musul’u, -Türkiye ile savaşmayı göze alarak- 1926’da Irak’a bağlamıştır. Genel olarak Orta Doğu özel olarak da Musul, sorununda, müttefik ABD’nin inanılmaz tavrı ve Rusya’nın Suriye müdahalesinden ve bölgedeki politikalarından, AKP iktidarı iyice bilgilenmiş oldu, umarız bu olaylardan ders alırlar. Bir devlet nasıl kendi halkının ve ülkesinin çıkarını savunur yaşayarak görmüş oldular.Kaynak: Musul sorunsalı –
Haydar ÇAKMAK

Etiketler:
Yorumlar