Vizyon

Erdoğan Türkiye’nin devlet olarak kalmasını istiyorsa, o zaman Gülencileri temizlemeli

Türkiye Eritre ilişkileri ve Afrika boynuzunda devlerin savaşı!

Rejim-Ruhani Gerilimi: Ruhani’nin Hedefi

Siyasal İslamcılarla Stalinsever Komünistlerin Ortak Yanları Bir Yazının Hatırlattıkları

Rusya elçisini neden çağırmadı?

Gündem, Rusya, Türkiye 27 Haziran 2016
446

Rusya elçisini neden çağırmadı?

Türkiye-Rusya krizinin, tüm sıkıntılara rağmen aslında diplomatik cephede “düşük yoğunlukta” yaşandığı, “vazoyu onarabilmek adına”, benzer durumlarda atılan bazı sert adımlardan imtina edildiği yorumları güçleniyor. Bu tablo, iki tarafta da “normalleşme” arzunun yoğun olduğu ancak “çıkış formulü” üzerinde henüz mesafe alınamadığı değerlendirmelerini öne çıkarıyor.

Rusya’nın SU-24 uçağının düşürülmesi sonrasında Rusya’nın Türkiye’ye karşı ağır önlemler almasına karşın bu durum diplomatik kanallara yansıtılmadı. Rusya’nın, 1 temmuzda düzenlenecek Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİÖ) zirvesine Türkiye’yi davet etmesi, “bir açık diyalog başlıyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.

Uçak olayının bir gün sonrasında, Rusya Parlamentosu üst kanadı Federasyon Konseyi’nin Başkan Yardımcısı İlyas Umarhanov, RIA’ya açıklamasında, Türkiye’deki Rus büyükelçisinin geri çağrılabileceğini, ancak bunun, “diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelen, aşırı durumlarda başvurulan bir önlem olduğunu” belirtmişti.

ÖNEMLİ KRİTER: ELÇİ ÇEKİLMEDİ

Ancak Rusya önlemlerini, çok ağır da olsa, genellikle, ekonomik-ticari alan ve turizm ile sınırlı tuttu.

Son yıllarda Gürcistan, Ukrayna ve NATO’ya karşı başvurduğu, diplomatik ilişki düzeyini düşürme önlemini Türkiye’ye karşı uygulamayı tercih etmedi.

Oysa Türkiye’nin son yıllarda başta Mısır, İsrail, Almanya olmak üzere yaklaşık 10 ülkeye karşı bu önlemi devreye soktuğu biliniyor.

ÇAVUŞOĞLU’NIN YANITI…

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Rusya’nın KEİÖ davetine karşılık verip vermediği henüz kamuoyuna açıklanmadı.Ankara’nın bir yandan Rusya ile ilişkileri düzeltmek için daha fazla istekli olan ve çaba gösteren taraf görünmeye çalışırken, diğer yandan bu davete hala yanıt vermemesi de dikkat çekici bulundu.

Turkrus.com, “diplomatik kanalların açık tutulmasının” ne anlam ifade ettiğini, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay F. Tanrısever’e sordu:

Tanrısever, Rusya’nın aslında Türkiye’ye bir mesaj verdiğini, iki ülkenin de, diplomatik kanalların açık tutulmasına ihtiyacının bulunduğunu, “önümüzdeki dönemde, normalleşmeye yönelik yol haritası belirleme çalışmalarının başlayabileceğini” söyledi.

YOL HARİTASI ÇABALARI

Tanrısever şöyle dedi:

“Türkiye ve Rusya’nın jet krizi sonrasında Büyükelçilerini geri çağırmamaları, bu krizin yönetiminde Büyükelçilerin en etkili kanal olarak görülmesinden kaynaklanmıştır.

Türkiye, Büyükelçilikler dahil tüm diyalog kanallarının açık tutulmasını istediğini ortaya koymuşsa da, Rusya, Türkiye ile tüm diyalog kapılarını kapayarak sadece Büyükelçilikler kanalını açık tutmayı tercih etmiştir. Rusya bu şekilde bir taraftan Türkiye’ye bir mesaj verirken, diğer yandan da Türkiye’nin diyalog çagrılarını en azından bu kanaldan değerlendirmeye çalışmıştır.

Bu tarz krizlerin yönetilmesinde ve çözümünde diplomatlar etkili çözümler geliştirebildiğinden, iki ülkenin de bu kanalın açik tutulmasına ihtiyacı da vardır.

Önümüzdeki dönemde muhtemelen iki ülkenin Dışişleri Bakanlıklarında görevli diplomatlar, Büyükelçilikler aracılığıyla ya da doğrudan bir araya gelerek, pratikte normalleşme için gerekli unsurlar ve bunun yol haritasi konusunda çözümler geliştirmeye çalışacaklardır.”

TEMASLAR, ARAYIŞLAR

Bu arada TürkRus.Com’un konuştuğu bir Türk yetkili, “Krizin aşılması için tüm görüşme ve değerlendirmelerin kamuoyunun önünde ve bilgisi dahilinde olduğunu söyleyemeyiz. Bu süreçte kamuoyu ile paylaşılmayan temas ve ziyaretlerin olup olmadığını da bilemeyiz. İlişkilerin normalleştirilmesi için her kanaldan adımlar atılmakta olabilir ve sonuçları alınmadan önce bunların detayları kamuoyuna yansımayabilir. Açıkça söylenebilecek tesbit, ilk günlere göre daha iyi durumda olduğumuz, ama ilişkilerin normalleştirilmesi nihai hedefine ulaşana kadar daha gidilecek çok uzun bir yol olduğu gerçeği” dedi.

Yorumlar