“Azərbaycanla Türkiyə bir evdə iki qardaşdır”

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN HATTINDA ÇÖZÜM İŞARETLERİ

RUS QAFALI, ŞOVİNİST GƏNCLİK NECƏ YETİŞİRVƏ ONLARIN BU VƏTƏNƏ “XEYİRLƏRİ” NƏDİR?

Erməni separatçılarının “yeni Konstitusiyaları

Avrupa’daki Çeçenler Halk Meclisi’nin İhtiyar Heyeti Başkanı Akhmed Dokudayev’den mektup var

Gündem 11 Ocak 2017
230

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Sayın Cumhurbaşkanı,

Öncelikle geçtiğimiz günlerde İstanbul’da ve Türkiye’nin değişik kentlerinde yaşanan terörist saldırılardan ötürü size ve Türkiye Cumhuriyeti halkına en içten başsağlığı dileklerimizi sunmak istiyoruz.

Tarihsel anavatanı dışında yaşamaya zorlanan Çeçen diasporası ve organizasyonlarının temsilcileri olarak bizler, Türkiye’nin dünyanın önde gelen güçlerinden birisi olarak varlığını sürdürmesinden ötürü şahsınıza ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm halklarına hüsnüniyetle saygı duyuyor ve derinden bir memnuniyet içerisinde bulunuyoruz.

Öğrendiğimiz kadarıyla, Rusya Federasyonu, Türkiye Cumhuriyeti’ne sığınmış kimi gazi Çeçenlerin iade edilmesini talep etmiş bulunmaktadır, ancak bu talepler sadece bununla sınırlı kalmayacaktır. Bu bağlamda, Çeçen diasporalarının ve organizasyonlarının verdiği yetkiye dayanarak tarafınıza aşağıda yer alan çağrıyı yapma lüzumu hissetmekteyiz:

Sayın Cumhurbaşkanı!

Çeçen halkına yönelik yeni bir savaş 11 Aralık 1994 tarihinde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeltsin tarafından başlatıldı. Bu savaşa, Rusya’nın mevcut yasal mevzuatına aykırı biçimde, Rusya’nın yasama organı ve temsil makamları olan Devlet Duması ve Federasyon Konseyi’nin hükümleri ihlal edilerek başlanıldı.

Bilindiği üzere, Rusya Federasyonu Konseyi, 8 Aralık 1994 tarihli kararında Devlet Başkanı Yeltsin’e Çeçenya’da güç kullanımından kaçınması önerisinde bulundu. Federasyon Konseyi, Çeçenya’da çatışmaların başlamasından hemen sonra kabul ettiği bir başka kararda ise düşmanlığa bir an önce son verilerek derhal barış görüşmelerine başlanmasını emretti.

Benzer adımlar Rusya Federasyonu Devlet Duması tarafından atıldı ve 23 Aralık 1994 tarihli kararda, Boris Yeltsin’in Çeçenya’da güç kullanmaktan vazgeçerek görüşmelere başlaması istenildi. Buna ilaveten, Devlet Duması’nın 12 Nisan 1995 tarihinde kabul ettiği “Çeçen Krizinin Çözülmesinde Atılacak Adımlar” başlıklı kararında Çeçenya’da ordunun kullanılması ve olağanüstü hal ilanı yasaklandı. Aynı nizamname, Rus hükümetinin acilen Çeçen tarafıyla barış görüşmelerine başlaması talimatını veriyordu. Aynı zamanda, geçerli Rusya Federasyonu Savunma Yasası, ordunun kriz durumlarının çözümünde kullanılmasını yasaklamaktaydı. Bu nedenle, Çeçen Cumhuriyeti’nde orduyla bir savaşın başlatılması ve devam ettirilmesi yasadışıydı.

Moskova yönetimi tarafından onaylanmış yönetimin Çeçen Cumhuriyeti topraklarında çalışmaya başlamasıyla, federal ve bölgesel yöneticiler, asker ve polis emsali görülmemiş bir şiddet uygulamaya başladı, Çeçen direniş hareketinin eski üyelerinin tüm yakınların ve aileleri üzerinde fiziksel, manevi ve maddi baskılar uygulandı. Herhangi bir nedenden ötürü, hangi koşul altında olursa olsun federal ya da bölgesel askerlerin ya da polislerin ellerine düşenler için geçmişte olduğu gibi sadece iki yol vardır:

1. Testlere ve işkencelere maruz kalmak, akabinde ardında iz bırakmadan ortadan kaybolmak ya da uzun süreli hapis cezaları almak ki bu hapishanelerde de öldürülmektedirler;

2. Rus İçişleri ya da Savunma Bakanlığı’na bağlı farklı askeri birimlere katılmak ve yabancı ülkelerin iç işlerine müdahil etmek üzere Rus siyasi liderliğince kullanılmak.

Söz gelimi, Ruslar tarafından Çeçenlerden organize edilen 2008 yılında Gürcistan’daki çatışmalarda kullanılan askeri güçlerin, bugün Ukrayna’da ve Suriye’de çeşitli operasyonlarda kullanıldığını belirtmemiz gerekmektedir.

Böylesi bir kaderden kaçınmak isteyen pek çok Çeçen genç, Çeçen Cumhuriyeti topraklarını terk ederek aralarında Türkiye’nin de olduğu başka ülkelerde sığınma imkanı aramaktadır.

Çeçenler ve Türkiye halkları arasındaki ilişkiler çok eski tarihlere dayanmaktadır. 1783 – 1864 tarihleri arasında yaşanan Rus – Kafkas Savaşları’nın sonucunda milyonlarca Kuzey Kafkasyalı muhaciri topraklarına kabul eden sadece Türkiye olmuştur. 1865 yılında 27 kişiden oluşan 5 bin Çeçen aile de Türkiye’ye hicret etmiştir. Bu sığınma girişimi bir gelenek halini almış ve Çeçenya’daki her bir yeni Rus işgaline müteakip Çeçenler Türkiye topraklarına hicret etmiştir.

18 Aralık 1994’te İstanbul’da düzenlenen bir protesto gösterisine yüzbinlerce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı katılmış ve Çeçenya’daki işgali kınamıştır. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi de Rusya Federasyonu yetkililerinin rızasıyla savaş boyunca Rusya’nın farklı bölgelerindeki ve yurt dışındali Çeçen mültecilere insani yardım ulaştırmıştır. Bu kadarla da kalmamış, yaralı ve hasta Çeçenler, Türkiye’de tedavi edilmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve diğer üst düzey hükümet görevlileri defaatla Rusya Federasyonu’na Çeçen sorununun barışçıl yollardan çözülmesi çağrısında bulunmuştur. Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 10 Ocak 1995 tarihinde, “Rusya Federasyonu’nun iç işlerine müdahale etmiyoruz ama Çeçenya’da akan kan olukları herkese buna müdahale etme hakkını vermektedir. Çeçenler bizim kardeşlerimizdir ve bu korkunç katliamları kınıyoruz” şeklinde bir beyanat vermiştir.

Kardeş Türkiye’ye sığınan Çeçenleri, kendilerini yargısız infazların beklediği bir ülkeye iade etmek kardeşliğe sığmaz! Türkiye’de gözaltına alınan Çeçen sığınmacılar, Rusya’nın iddialarının aksine ne aşırılıkçı ne de terörist değillerdir!

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yukarıda kısaca açıkladığımız nedenlerin ışığında, Rus işgaline karşı anavatanları için direnişe katılan ve Türkiye’de ikamet ederken İstanbul’da ya da diğer şehirlerde gözaltına alınan hiçbir gazi Çeçeni Rusya’nın taleplerini karşılamak adına iade etmemenizi rica ediyoruz.

Sayın Erdoğan! Biz Çeçenler, isminizin tarihte dindaşınız olan gazi Çeçen Rusya’ya iade eden bir kişi olarak anılmasını istemiyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çeçenler açısından çok ciddi sonuçlar doğuracak ve tüm Çeçenler yönünden emsal oluşturacak işlemleri gerçekleştirmemenizi sizden rica ediyoruz. Çeçen ve Türkiye halkları arasındaki ebedi dostluğu gölgede bırakmamanız çağrısında bulunuyoruz.

Avrupa’daki Çeçenler Halk Meclisi’nin İhtiyar Heyeti Başkanı
Akhmed Dokudayev
Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Türkiye Fahri Konsoloslugu nun internet sitesi. Ickerya.com

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.