Vizyon

Mesut Barzani’nin engellediği hain plan nedir?

Kökteş Sözler İzinden Totemik Türk Dilinin Kökenleri: “Ata” Sözcüğü Örneği

Экспорт природного газа из Казахстана в Китай

Barzani Kaybetti Mi?

Dış politikadan, içimize propaganda

Türkiye 25 Ocak 2016
343
Her birinin ayrı politikası var, hepsi bir sonraki adım için koltuğunu kullanma hevesinde.

Biden ile Davutoğlu ve Erdoğan’ın görüşmelerinin olağanüstü sonuçları olacak.

Bizimkilerin bu kadar acımasız hatalar yapabileceğini beklemiyordum.

Önce olayı anlatayım: Amerika’nın seçimle gelmiş Başkan Yardımcısı geçen hafta Perşembe gecesi Türkiye’ye geldi, ertesi gün her partiden Kürt milletvekilleriyle, Can Dündar’ın eşi ve çocuğunun da bulunduğu bazı gazetecilerle görüştü. Cumartesi günü de Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile uzun toplantılar yaptı ve uçağı gece Atatürk Havaalanı’ndan uçtu.

Görüşme sonrasındaki basın toplantısında, Davutoğlu’nun söylediklerini Joe Biden ilk kez duyar gibi hayretle dinliyordu. PYD ve Başika, ifade özgürlüğü konularında adeta parmağını sallayarak konuşuyordu Başbakan, Biden’a dönerek.

Bu hırçınlığın nedeni “Cumhurbaşkanlığı açıklamasından” anlaşılacaktı. Mabeyin Köşkü’ndeki toplantı biter bitmez “açıklanan” cümleler ekranlarda alt yazı olarak geçmeye başladı: “Cumhurbaşkanı Biden’a dedi ki: Terör propagandası yapmak fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez”. “Türkiye, tıpkı ABD gibi bir hukuk devletidir”. “DAEŞ, PKK, PYD gibi terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz”. “Başika’da Türk askerleri IŞİD’e karşı eğitimini sürdürecekler”.

Cumhurbaşkanlığı açıklaması, Saray’ın internet sayfasında bazı kelimeler ve fiiller değiştirilerek yayımlandı. Keza Davutoğlu’nun konuşması da düzeltilerek partisinin internet sayfasına konuldu.

Mesele anlaşıldı; açıklama Biden’a söylenenler veya ondan duyulanları halka bildirmek için yapılmamıştı; istenen, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın Biden’a ders verdiği propagandasının başlatılmasıydı; dünkü gazetelerin başlıklarından propaganda hevesi anlaşılıyordu!

Ne diyelim, bu sıkışık zamanda, dış politika konusunu propaganda malzemesi olarak kullanmayı düşünebiliyor yöneticilerimiz!

Bir yıl sonra fiilen başkanlıktan ayrılacak ABD Başkanı, Ortadoğu sorununda gelişme sağlamak için, hiç şüphe yok, aylarca onlarca komisyon ve yüzlerce kişinin çalışmasıyla geliştirilen bir politikayı, Ortadoğu’yu iyi tanıdığı bilinen yardımcısıyla uygulamaya başlamışı. Görevi bitmekte olan başkanların yapabileceği işti böyle politikaları uygulamak.

O Başkan Yardımcısı çok hakim olduğu dosyayı ve arkadaşlarını yanına alarak “stratejik müttefik” Türkiye’ye geldi.

Be Müslüman, önce bir dinle, anlamaya çalış, amacı ne? Ne yapmak istiyor? Bir gün önceden, “Biden’a söylenecekler listesi” yayımlamanın ne alemi var?

Sen bir maddeyi kabul etmezsen, o ısrar mı edecek, yoksa “bunu geçelim, sonra konuşalım” mı diyecek.

Biden’ın konuştuğu politikanın, bizim Suriye, PYD, Başika politikalarımızdan çok daha uzun vadeli ve geniş olduğu muhakkak, onun içinde bizimkilerin ne kadar ve hangi sürede kıymeti harbiyesi var? Önce adamın dosyasını dinleyip, bizim şımarık çocuk gibi tekrar tekrar söylediğimiz konularla karşılaştırmamız doğru değil miydi?

Şimdi Biden, Obama’ya, “Bizim politikamızı Türkiye kabul etmedi, biz bu dosyayı yeniden yazalım” mı; yoksa, “Bir-iki itirazları var, oları düzeltebiliriz; Türkiye Ortadoğu meselesinde yine bizim stratejik müttefikimizdir” mi diyecek?

İkisi de değil, Türkiye’nin kabul etmediği hususlarda ne yapılacağı önceden konuşulan maddeler plana konulmaya hazır olacaklardır.

Anlaşılan Nisan’a kadar bize süre verdiler, Nisan’da tekrar konuşup değerlendirecekler.

Şu mu söylenmek isteniyor? Biz ABD ve AB’nin temel politikalarından farklı politika güdebiliriz!

Peki, öyleyse nedir amacımız?

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer bakanlara sorulsa, hepsi ayrı amaç yazacak gibi görünüyor. Çünkü her birinin ayrı politikası var, hepsi bir sonraki adım için koltuğunu kullanma hevesinde.

Bu anlayışla devlet yönetilebilir mi?

Bundan daha büyük felaket var mıdır bir devlet için?

Tarhan Erdem/radikal

Yorumlar