Vizyon

Mesut Barzani’nin engellediği hain plan nedir?

Kökteş Sözler İzinden Totemik Türk Dilinin Kökenleri: “Ata” Sözcüğü Örneği

Экспорт природного газа из Казахстана в Китай

Barzani Kaybetti Mi?

Elçiyi öldüren FETÖ cü mü

Gündem 22 Aralık 2016
447

RUS ELÇİYİ KİM KATLETTİ
Rus elçiyi katleden polis kılıklı terörist FETÖ okullarında eğitim görmüş, FETÖ ile ilgili polis şefleri sayesinde polis olmuştur. Aile ve arkadaş çevresinde de birçok FETÖ’cü mevcuttur. Açık kaynaklardan ortaya çıkan gerçekler bunlardır.
Katil Mevlüt Mert Altıntaş ile yakın arkadaş olduğunu için polis tarafından ifadesi alındığı belirtilen Murat Oduncu adlı birinin sosyal medya paylaşımları Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ahmet Şık tarafından yazıldı.
Bu adam Mevlüt Mert Altıntaş ile ilgili önemli şeyler paylaşmış.
Suikastçının kendisini 2 veya 3 kez daha ziyaret ettiğini, çok konuşmadığını, kendisinin ona FETÖ’yü sorduğunu, onun ise daha çok Suriye’den söz ettiğini ancak FETÖ okullarında yetiştiğini ancak Polis Okulu’nda gerçek yüzlerini görüp ayrıldığını beyan ettiğini belirtmiş.
Şu ana kadar açık kaynaklardan edinilen bilgilere bakacak olursak tüm bulgular bu katilin fetö ile bir şekilde bağlantısı olduğunu gösteriyor.
Ancak bu cinayet örgütlü bir yapının organizasyonu ile mi gerçekleşti, yoksa nihilist/şizofrenik bir haleti ruhiye içinde bulunan radikal İslamcı birinin bireysel eylemi mi? Soru budur.
Eğer bu vahim cinayet bireysel saiklerle işlenmiş ise bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Arkasında mutlaka örgütlü bir yapı, bir istihbarat örgütü ve dış bağlantı olduğuna inanacağız. Toplum olarak böyle sofistike eylemlerin arkasında komplo teorisi arama alışkanlığımız hep vardır.
Türkiye’de Atatürk, Turgut Özal, Alpaslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu gibi liderlerin ölümü ile ilgili bile her zaman bir arka plan örgütleyicisi bulunamasa da aranmıştır, hala aranmaktadır.
Dünya çapında ve herkesin gözü önünde adeta canlı yayında işlenen bir cinayetin bireysel bir eylem olduğuna –velev ki böyle bile- kimse inanmaz/inandırılamaz!
Bu eylemin iki siyasi şüphelisi vardır. AKP hükümetine ve Türk Devletine göre içerde ve dışarda yandaş yada karşıt olarak pozisyon almış kesimlerin cinayetle ilgili farklı şüpheleri vardır. Bu şüpheli örgütler El Kaidenin Suriye kolu olan ve sonradan bağımsız bir örgüt olan El Nusra ile FETÖ örgütü! İkisi de siyaset bilimi açısından “İslamcı/Sünni” örgütlerdir! El Nusra silahlı mücadeleyi ve cephe savaşı veren radikal cihatçı bir örgüttür. FETÖ ise ABD ve Batı kamuoyuna göre şiddetle ilgisi olmayan ılımlı İslamcı bir sivil toplum örgütüdür! Batıya göre biri meşru diğeri gayri meşrudur!
Bu cinayeti El Nusra örgütü işlemiş olsa bile bu kesinlikle somut belgelerle ispat edilemeyecektir. Çünkü El Kaide türevi örgütler yaptıkları eylemleri birbirinden ve merkezden bağımsız olarak yaparlar. Örgüt merkezi kendi amaçlarına hizmet eden tüm eylemleri üstlenir! Radikal selefi cihatçı örgütlere göre İslam Hilafetinin olmadığı her yer darul-harp bölgesidir. Bu bölgelerde her Müslüman her hangi bir örgütten bağımsız olarak dilediği gibi silahlı eylem yapabilir.
El Nusra örgütü bugüne kadar Suriye dışında hiçbir eylem yapmadı! El Nusra gibi radikal örgütlerin herhangi bir devlet içinde örgütlendiğine dair buğuna kadar hiçbir bilgi ve belge yoktur. Katil sadece El Nusra sempatizanı olabilir. Bunu da ancak yakın arkadaşları ve ailesinin ifadeleri ortaya çıkarabilir. Şu ana kadar böyle bir ifade ve bilgi söz konusu değildir. Öte yandan bu eylemin El Nusra örgütüne propaganda dışında hiçbir somut getirisi söz konusu olamaz. Örgüt eylemi üstlenmediğine göre bu kesinlikle El Nusra örgütünün organize ettiği bir eylem olamaz.
Katilin görevli bir polis olması baş şüpheli olarak FETÖ örgütünü işaret ediyor.
Rus elçisine yapılan suikastı hiçbir örgüt henüz resmen üstlenmemiştir. Rus haber ajansında “eylemi El Nusra Cephesi üstlendi” şeklinde çıkan haber Mısır ve İran kaynaklı sahte bir mektuba dayanmaktadır. El Nusra bu mektubun kendilerine ait olmadığını belirtmiştir ve kendilerinin mektupla eylem üstlenme gibi bir uygulamalarının olmadığını beyan etmiştir.
Benim kanaatimce bu iş kripto FETÖ işidir. FETÖ bu eylemle esas mesajını dünyaya yada Rusya’ya değil Türkiye hükümetine ve devletine vermek istemiştir.
Bu mesaj; “biz hala güçlüyüz, burnunuzun dibindeyiz, tahmin edemeyeceğiniz kadar size yakınız, hala devletin içindeyiz, size daha neler yapabileceğimizi gören ve ayağınızı denk alın”. Şeklindedir!
Katilin El Nusra ile ilgili özellikle kanıt bırakmak ister gibi adrese teslim slogan ve el yazıları uluslararası çevrelerde kafa karıştırmak için yapılmış gibidir. Katilin eylemi sırasında attığı slogan ve yaptığı konuşma yapmacık ve özellikle ezberlenmiş bir metin görünümü vermektedir. Bunu İslamcı kesimleri tanıyan ve bilenler hemen anlamışlardır.
Bu vahim cinayette esas sorun cinayeti “gerçekte hangi örgütün işlediğinden çok hangi örgütün işlemesi işimize yarar” şeklinde alçak bir anlayışın varlığıdır. Bu hem Türkiye içinde hem de uluslararası kamuoyunda maalesef böyledir.
Tek olumlu tarafı Rusya ile Türkiye’nin bu vahim cinayeti birlikte soruşturması ve uluslararası kamplaşmada aynı safta bulunmalarıdır.
Rusya dışında ki medeni dünyada bu cinayeti FETÖ örgütünün işlediğine ortaya somut kanıtlar bile konsa inanan olmayacaktır! Çünkü o medeni dünya göstere göstere yapılan ve 300’e yakın insanımızın şehit edildiği 15 Temmuz darbe girişiminin bile FETÖ tarafından yapıldığına inanmıyor!
​​​​​​​​​​İbrahim Dilmaç

Yorumlar