Vizyon

Vekâlet Savaşlarından Vekâlet Devlet’e: Kürdistan

Barzani’nin referandumu Irak Türkmenlerinin geleceğini nasıl etkiler?

tarihe abdulhamitçi ve kemalist hamasetten uzak bir dokunuş

TEZKEREYE DAİR

IŞİD’in yeni hedefi (DAEŞ) Azerbaycan petrol sahası!

Azerbaycan, Gündem 14 Haziran 2017
374

Üç yıl önce IŞİD saflarında savaşan Azerbaycanlılardan söz etmiş, “IŞİD’in Sünni Müslümanların mezhep önderlerinden Ebu Hanife türbesine saldırı düzenleyerek bölgede mezhep çatışmasını körüklemeyi planladıklarını kaydetmiş, 12 Azeri savaşçının Rojava’da YPG güçleri ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) arasında yaşanan çatışmalarda öldürüldüğünü” belirtmiştim.” Genellikle Şii/Caferi mezhebine mensup Azerbaycan’dan IŞİD’e katılımların olması dikkat çekiciydi. F tipi (fetöcü) örgüt ile Suudi istihbaratının Suriye’de kol kola, Türkiye’nin başını ağrıtacak eylemlere imza attıkları görülüyordu. Bu ikilinin hedefleri uluslararası kamuoyunda Türkiye aleyhinde bir havanın oluşması ve Türkiye’nin kıpırdayamaz hale gelmesiydi. (Bkz. http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/f-tipi-paralel-yapi-azeri-gencleri-suriye-ye-gonderiyor.html ) Azerbaycan’dan IŞİD’e katılımları İran İslam Cumhuriyeti Sesi Radyosu takipçilerine “Nurcu Hareketi, Azeri gençleri Suriye’ye gönderiyor” başlıklı haberle hem duyurdu hem de doğruladı. 02 Nisan 2014 tarihli bu haberde, Azerbaycan Cumhuriyeti’nden yayın yapan Lent.Az haber sitesinin, Nurcu Hareketi’nin kandırılmış Azeri gençleri, Suriye’ye gönderdiğini duyurduğu, geçen 2 ayda Azerbaycan Cumhuriyetinden 3 bin gencin Suriye’ye Vehhabi teröristlere destek için gittiğini bildirdiği belirtilmişti. Daha da ilginç olan Lent.Az sitesinin ayrıca, Fetullah Gülen’in başkanlık ettiği Hizmet Hareketi’nin tahriki ve teşvikiyle Azeri gençlerin Hatay’da eğitildikten sonra Suriye’ye gönderildiğini yazmasıydı. Aynı site bu haber yayınlanmadan iki gün önce de Suriye’de Irak Şam İslam Devleti terör örgütü safında savaşan Hasan Azeri ve Abdül-Metin adlı iki Azeri vatandaşının öldürüldüğünü bildirmişti. (Bkz. http://turkish.irib.ir/haberler/dis-haberler/item/312818-nurcu-hareketi,-azeri-gen%C3%A7leri-suriye%E2%80%99ye-g%C3%B6nderiyor )

Demek istediğim IŞİD bünyesinde hatırı sayılır bir Azerbaycan vatandaşının bulunduğu. Şii/Caferi Azerbaycan’dan Selefi Vehhabi IŞİD’e katılımların olması yok daha neler dedirtiyor? Azerbaycan yurttaşı IŞİDcilerin genellikle, Azerbaycan’ın Rus cumhuriyetlerinden Dağıstan’la komşu olan kuzey bölgesi Kusar’da bulunan büyük köylerden 3 bin nüfuslu Urva’lı olduğu biliniyor. Köy ahalisi Dağıstan’ın güneydoğusuna özgü etnik toplumlardan Lezgin kökenli. Urva’dan IŞİD’e katılanların komutanı Yurik Hasiev Gümirzaoğlu örgüt içinde olan Kafkas Abdulla ismiyle tanınıyor. 28 Haziran 2016’da İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıyı düzenleyenlerden Vadim Osmanov’un kökeninin, Kafkas Abdulla’nın da mensup olduğu Sünni etnik grup Lezgin olduğu biliniyor. Suriye’ye gitmeden önce Azerbaycan Ordusu’nda askerliğini yapan Yurik Hasiev Gümirzaoğlu Rusça ve Azerice video mesajları ile tanınıyor. Abdulla, Azerice’nin yanı sıra anadili Lezgince de konuşuyor ve bu kökenden gelenleri IŞİD’e katılmak için Irak ve Suriye’ye gidemeyeceklerse nerede olursa olsun saldırı düzenlemeye çağırıyor. Halen yaşayıp yaşamadığı hakkında kesin bir malumat yok. Merkezi New York’ta bulunan güvenlik danışmanlığı şirketi Soufan Grubu (The Soufan Group), 2014’te Suriye ve Irak’ta IŞİD adına savaşan Azeri sayısının 216 olduğunu belirtiyor. Washington’daki Heritage Vakfı ise bu yılın başında yayınladığı bir raporda IŞİD için savaşan Azeri militan sayısının 300’ü bulduğunu açıkladı. Raporda Azeri bir güreş şampiyonunun IŞİD için savaşırken 2014’te öldüğü de hatırlatılıyor. IŞİD’in Azeri savaşçılarının lideri, 2014’te yayınlanan bir video kaydında, Rakka’da şeriat kanunlarıyla yönetilen bir toplumda yaşadıklarını ve çocuklar için medreseler kurduklarını bildirmişti. (Bkz. https://www.amerikaninsesi.com/a/isidden-rusca-ve-azerice-propaganda/3435118.html )

İlginç olan ne biliyor musunuz? Bakü’nün bugüne kadar IŞİD’i terör örgütü olarak tanımaması. Azerbaycanlı politolog İlham İsmayil; İran başkenti Tahran’da yaşanan çifte terör eylemleriyle ilgili yorumunda bu terör olaylarının Azerbaycan’a sıçrama potansiyelinin bulunduğundan söz ediyor ve bu tehlikeye rağmen IŞİD’in ABD ve Rusya gibi ülkelerde terör örgütü olarak tanınırken Azerbaycan’da terör örgütü olarak resmen tanınmamasına dikkat çekiyor. Azerbaycan’da IŞİD tehlikesi yeni değil. Daha 2015 yılında Azerbaycan merkezli “APA” haber ajansına konuşan İran’ın Bakü Büyükelçisi Mohsen Pakayin IŞİD’in Kafkasya’ya girme ihtimali bulunduğunu, IŞİD’in bu bölgede iki amacı olduğunu açıklamıştı. IŞİD’in ilk amacının Kuzey Kafkasya olduğunu dile getiren Büyükelçiye göre; “IŞİD Kuzey Kafkasya’daki durumu istikrarsızlaştırarak Rusya’ya Suriye ve Irak’taki tutumunu değiştirmek için baskı yapmaya çalışacak. IŞİD’in defalarca duyurduğu 2. hedef ise Azerbaycan Cumhuriyeti.” İran ruhani liderinin Erdebil ilindeki temsilcisi Ayetullah Seyid Hassan Ameli de IŞİD’in Azerbaycan’daki varlığını değerlendirmişti. Ameli, Azerbaycan’da faaliyet gösteren aşırı İslamcı gruplar ile ilgili raporda İŞID’in Azerbaycan’daki yapılanmasının İran’ın Azerbaycan ile sınırındaki Erdebil ili için ciddi bir tehlike olduğunu bildirmişti. (Bkz. http://www.ermenihaber.am/tr/news/

IŞİD’in Azerbaycan’ı hedef tahtasına koyması Azerbaycan’ın istikrarsızlaştırılması ve dış müdahaleye açık alan haline getirilmesini hedefliyor. Asıl amaç Azerbycan petrol yataklarının kontrol edilmesi ve uluslararası talana açılması. Nitekim 14 Ocak 2015’te Azerbaycan basınına yansıyan haberlerde; IŞİD komutanlarından Abdul Vahid Xudayar’ın Azerbaycan’dan gelen silahlı gönüllülere yaptığı konuşmada, batının desteklediği Azerbaycan yönetimine isyan etmelerini, Azerbaycan petrollerine İkinci Dünya savaşı sırasında Hitlerinde sahip olmak istediğini ancak bunu başaramadığını belirterek Bakü’nün efsanevi petrol yataklarını kendilerini işleteceğini ve buradan elde ettikleri gelirle İslam dünyasının restorasyonunu gerçekleştireceklerini söylediği yer almıştı. (Bkz. 14 Yanvar 2015 https://www.azadliq.info/58947.html ) El Kaide ve IŞİD’i İslam coğrafyasında konuşlandıran ve terörün ulusal güvenliklerine büyük tehdit oluşturduğunu bahane ederek Irak ve Suriye’ye yerleşen küresel emperyalistler (ABD-AB-Çin) şimdi gözlerini Kafkasya’ya dikmiş gözüküyor. Bu amaçlarına ulaşmak için kullanmayı düşündükleri terör örgütlerinin başında PKK ve IŞİD var.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar