Vizyon

Kökteş Sözler İzinden Totemik Türk Dilinin Kökenleri: “Ata” Sözcüğü Örneği

Экспорт природного газа из Казахстана в Китай

Barzani Kaybetti Mi?

Putin’le Rusça konuşan Türk genç

Kuzey Irak Kürt, Kerkük Türkmen Federe devleti referandumu hangi aşamada?

Gündem 9 Haziran 2017
732

Türkçemizde bir deyim vardır “Roman çalar Kürt oynar” diye. Bölgenin konjonktürüne bakıldığında bu sözü biraz revize edebiliriz, şimdi “Araplar çalıyor Kürtler” oynuyor. Dumanlı havayı kurtlar kadar Kürtlerinde sevdiği anlaşılıyor. Katar Suudi Arabistan krizi, Tahran’da dini ve ulusal sembolleri hedef alan terör eylemleri, yıllardır bağımsızlık hayaliyle kıvranan Kuzey Irak Kürtlerine tarihi bir fırsat sundu. İran Yemen ve Suriye’den sonra Katar sorunuyla da ilgilenmek zorunda ve eski gibi Bağdat hükümetine her şart altında askeri ve ekonomik destek veremez çünkü kendi ülke güvenliği iç tehdit altında. Bölgedeki de facto durum, Barzani önderliğindeki Kuzey Irak Kürtleri cesaretlendirdi. Uzun bir hazırlık döneminden sonra nihayet Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bağımsızlık referandumu için tarih belirledi, Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumunun 25 Eylül’de yapılması kararlaştırıldı. Barzani’nin bu hamlesi, Hiçte sürpriz sayılmaz. Çünkü yıllardır bu kararın sosyal ve hukuki zemini oluşturulmaya çalışılıyordu. Türkiye’nin de bu sürece soğuk baktığı söylenemez. Ankara’nın bu projeye bakış açısını önceki başbakan Ahmet Davutoğlu; “Türkiye Sykes Picot’un bekçisi değildir” sözüyle faş etmişti. O dönemde Ahmet Davutoğlu’nun ifade ettiği bu resmi görüş mevcut AK Parti hükümetinin değil, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi görüşüdür. (8 Mart 2016/ http://www.sonsuzturkhaber.com/kurtler-rusya-ve-abd-tarafindan-satildi-mi/ )

Neden mi? Mustafa Kemal 1922’de İngilizlerin faaliyetinden rahatsız olduğu için, Lozan görüşmelerinden önce gizli bir askeri harekât başlattı. Yarbay Şefik Özdemir Bey’in “şahsen” organize ettiği izlenimi verilen Revanduz Harekâtı, gerilla taktikleriyle yürütüldü ve bir yıldan fazla sürdü. Barzani aşiretinin lideri Şeyh Mahmut, İngilizlerin girişimlerine karşı koyarak harekâta destek vermişti. Talabani aşiretiyse İngilizlere bağlı kaldı. M. Kemal Paşa, İngiliz ve Fransız işgalcilere karşı Irak ve Suriye’deki ayaklanmaları geliştirmek ve hatta ateşlemek için, 1920 yılı başında, bölgeye özel görevliler ve askeri uzmanlar gönderdi. Verilen görev, işgal ordularına karşı direniş örgütlemek, düşmanı arkadan vurmaktı. Türkiye Iraklı Kürt direnişçilerle irtibatını hiç kesmedi. Molla Mustafa Barzani’den Mesut Barzani’ye ihtiyaç duydukları askeri ve istihbarat desteğini esirgemedi. (Bkz. http://www.idealhaber.com/yazar/omur-celikdonmez/‘dogu-sorunu-ekseninde-irak-ve-suriye-kurtleri/177.html ) Son olarak Mesut Barzani’nin son Ankara ziyaretinde İstanbul’da Atatürk Havalimanında (IKBY) armasının havalandırılması, Ankara’nın bir tasarrufuydu. (Bkz. 31 Mart 2017/ http://www.kafkassam.com/kerkuk-savasi-oncesinde-turkun-can-dusmani-kim.html)

Birkaç ay öncesinde ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA) Başkanı Korgeneral Vincent Stewart, esas sorunun ‘Kürtlerin Bağdat’tan bağımsızlıklarını elde edip etmeyecekleri’ değil, bunun ‘ne zaman’ gerçekleşeceği olduğunu ifade etmişti. ABD’nin Bağdat yönetimini küstürmek pahasına Erbil’in bağımsızlık ilanına çok baktığı söylenemez. Ta geçtiğimiz yıllarda ABD’nin, Irak merkezi hükümeti başbakanı Maliki ile ilişkilerinde Barzani’ye karşı daha mesafeli durması ve Barzani yönetiminin tek çıkış yolu üzerindeki Türkiye ile siyasi ve ekonomik anlaşmalarını onaylamaz tutumu, Barzani’nin ABD’ye rağmen bu Bağımsız Kürt Devleti kararı almasında etkili olmuştu. Son gelişmelerle birlikte ABD pes etti ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heathers Nauert, Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlık referandumuyla ilgili olarak “Kürdistan halkının meşru talebine saygı gösteriyoruz” demek zorunda kaldı. Şimdi Kuzey Irak’ta yeni bir süreç var. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi’nin ifade ettiği gibi, IKBY’nin bağımsızlığı için yapılacak referandumun direkt devlet ilanı anlamına gelmiyor ancak Bağdat’a karşı ellerinde bir kart niteliğinde. Kürdistan Demokratik Parti (KDP) yöneticisi Said Mamuziny, bölge halkının yüzde 80’inin referandumda ‘Evet’ diyeceğinden emin.

Referandumla ilgili en çok konuşulan ve merak edilen ayrıntı Kerkük’ün statüsünün ne olacağı? IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin danışmanı Hemin Hawrami; referandumun Kerkük’ü de kapsayacağını söylemişti. Irak Türkmen Cephesi; Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanlığı’nın 25 Eylül’de yapmayı planladığı referandumla ilgili yazılı açıklamasında, bu durumun Irak Anayasasının açık ihlali olduğu, Irak Anayasasının birinci maddesinde Irak’ın federal ve tam egemen bir ülke olduğu, yönetim şeklinin cumhuriyet, demokratik ve parlamenter bir ülke olduğunu belirtti. (Bkz. http://www.kerkuk.net/?p=41839 ) Türkmen Halk Partisi Başkanı İrfan Kerküklü Irak Türkmen Cephesi gibi düşünmüyor. Bağımsızlık referandumunun yapılacağı tarihin belirlendiği toplantıyı, “Tarihi” olarak nitelendiriyor. Kerkük’ün en büyük Arap aşiretlerinden biri olan Cuburi aşiretinin lideri Mesrur Naci, bağımsızlık kararının verilmesi ve buna Kerkük’ünde dâhil edilmesinden Kerküklü Araplar olarak memnunluk duyduklarını söylüyor. Hıristiyan siyasetçi Anu Ebduka Keldani, Asuri ve Süryani halklarının da Kürdistan bağımsızlık referandumu destekleme kararını verdiklerini belirtiyor. Irak Temsilciler Meclisi Şabek parlamenteri Salim Şabek, Kürdistan Bölgesi dışındaki bölgelerde de bağımsızlık referandumuna katılımın yüksek olacağı görüşünde. Türkiye’nin bu konuda biraz kafası karışık. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, bağımsızlık kararının halk tarafından verildiğini belirterek “Herkese düşen buna saygı göstermektir.” diyor. (Bkz. http://www.basnews.com/index.php/tr/news/kurdistan/356345 ) Türk Dışişleri Galip Ensarioğlu gibi düşünmüyor. Dışişleri Bakanlığı, Eylül ayında bağımsızlık referandumuna gidileceğini açıklayan Kuzey Irak yönetimine sert çıktı, “Bu vahim bir hatadır” açıklamasında bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY), bağımsızlık referandumu yapılması kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Gabriel, “Irak’ın bütünlüğünü tehlikeye atmak, sınırları yeniden çizmeye kalkmak doğru bir yol değil” dedi. Libya ziyareti sırasında konuya ilişkin açıklama yapan Gabriel, tek taraflı adımların bölgede sıkıntıları arttırabileceğini söyledi. Bekleyin görün; Irak Federe Türkmen Devletini, nur topu gibi yeni bir Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz olabilir.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar