Vizyon

Putin’le Rusça konuşan Türk genç

Ərbakanın “cücərmiş” arzusu: D-8

Kardeş kardeşe borç vermez

Sabah gazetesi futbol yazarı Mevlüt Tezel’e

Türkiye’nin Özbekistan Politikası

Gündem 19 Kasım 2016
437

Türk dış politikasında Özbekistan’ın önemi büyüktür. Türk Cumhurbaşkanı sıfatıyla 16 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özbekistan ziyareti (18 Kasım 2016) Türk-Özbek ilişkileri ve Türk dış politikası açısından önemli bir gelişme olmuştur.

Türkiye, Özbekistan’ı ilk tanıyan ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde ilk ziyaret eden ülkelerden biri olmuştur. Turgut Özal ve Süleyman Demirel 1990’lı yıllarda Özbekistan’ı ziyaret etmiş, Özbekistan’la askeri, ekonomik, kültürel alanlarda çeşitli anlaşmalar yaparak Özbekistan’ın kalkınması için büyük destek sağlamıştır.

Yeni bağımsız olması nedeniyle dünyada neredeyse dış temsilcilikleri bulunmayan Özbekistan’ın Batı kurum ve kuruluşlarıyla bağlantı kurmasında ve bu kurum ve kuruluşlarla işbirliğini geliştirmesinde Türkiye’nin rolü büyük olmuştur. Fakat ilerleyen yıllarda Özbekistan’da yaşanan iktidar mücadelesi ikili ilişkileri olumsuz etkilemiştir.

2000’de Ahmet Necdet Sezer ziyareti, 1990’larda olumsuz seyreden ikili ilişkileri tekrar tesis edilmesine yönelik olmuş, Özbekistan’la güvenlik alanında yapılan bir takım anlaşmalarla işbirliği daha üst düzeye çıkarmaya çalışılmıştır.

2001’de Taliban’a yönelik Afganistan’a yapılan müdahaleyle Türkiye ile Özbekistan arasında terörle mücadele konusunda işbirliği yapma fırsatı doğmuştur. Afganistan’dan kaynaklanan tehditlere karşı mücadelede Özbekistan, NATO çerçevesinde ABD ve Almanya ile daha yakın temas içerisinde olmuş, ülkesinde askeri üsler kurulmasına izin vermiştir. Ancak ABD’nin desteklediği “renkli devrim”lerin birçok ülkede olduğu gibi Özbekistan’a da dokunması, Özbekistan iktidarı tarafından tepkiyle karşılanmış, iktidara karşı başlayan muhalif hareket sert bir şekilde bastırılmıştır. 2005’te Andican’da yaşanan bu olaylardan dolayı eleştirilere maruz kalan Özbekistan, Batı ülkeleriyle olduğu gibi Türkiye’yle de ilişkilerini en düşük seviyeye getirmiştir. O tarihten itibaren Özbekistan, ABD ve diğer Batılı ülkelerle ilişkilerini tekrar iyileştirme noktasına getirmiş, ancak Türkiye ile ilişkileri en düşük seviyede devam etmiştir.

Türkiye, Özbekistan’la ilişkileri tekrar normalleşme seviyesine getirmeye çalışmış olsa da, Özbekistan tarafından herhangi bir adım atılmamıştır. Özbekistan’ın bu politikası birkaç nedene bağlıydı. En önemlisi iki taraf arasında güven eksikliğiydi. Dış dünyaya daha kapalı kalmayı daha güvenilir olarak gören Özbekistan bu politikası tamamen iktidarın ulusal güvenlik endişesinden kaynaklanmaktadır.

İkincisi ise, Özbekistan yönetimi, Rusya, ABD ve Çin gibi küresel güçlerle işbirliği içerisinde olmasıydı. Kendi ulusal kapasitesinin önemini bu üç büyük ülkeye pazarlayarak, bunlarla işbirliği kurarak daha fazla çıkar elde ettiğini düşünmektedir. Taşkent, Rusya-ABD-Çin üçgeni arasında bir denge kurarak ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. Bazen bunlar arasında Hindistan’ı da eklemektedir.

Yeni dönemde Ankara’nın Özbekistan politikası daha seçici olmak zorundadır. İlk olarak Özbekistan’la ilişkisini iktidar üzerinden yürütmesi gerekir. Türkiye Özbekistan politikası Özbekistan egemenliğine ve iktidarının meşruluğuna saygı temelinde olmalıdır. Bağımsızlıklarını yeni kazanan her devlette olduğu gibi, Özbekistan’da da “egemenlik” en temel değerdir. Ayrıca doğu toplumlarından biri olan Özbekistan için bu durum daha da önemli bir hal almaktadır. Ayrıca Özbekistan’ın köklü bir devlet geleneğini de hesaba katarsak durum daha da anlaşılır olur. Bununla beraber bağımsızlığından beri Özbekistan’da iktidarın hala kendisini tehdit altında hissettiğini ve bunun için mücadele ettiğini de unutmamak gerek.

İkincisi ise, Türkiye’nin Özbekistan politikası, “ortak tehditlerle mücadelede işbirliği” temelinde gelişmesi gerekir. Türkiye’nin terörle mücadele konusunda büyük bir tecrübesi söz konusudur. Hem Türkiye’nin hem de Özbekistan’ın ortak düşmanı da mevcuttur: Radikal terör örgütleri. Nasıl ki IŞİD/DAEŞ Türkiye’yi tehdit ediyorsa, IŞİD/DAEŞ’e bağlılığını ilan eden Özbekistan İslam Hareketi de Özbekistan’ın iktidarı ve güvenliğine büyük tehdit oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu alanlarda işbirliği geliştirilebilir.

Türkiye için Özbekistan birçok açıdan önemli bir ülkedir. Türkiye ile ortak tarih ve kültüre sahip olan Özbekistan’ın siyasi istikrarı ve ekonomik kalkınması Türkiye için 1990’larda olduğu gibi şimdi de büyük öneme sahiptir. Küreselleşen dünyada kardeş halkların ortak gelecek inşa etmeleri de doğal bir durumdur. Ancak böyle bir yakınlaşma her iki ülkenin de çıkarına olacağı için, yakınlaşma çabası her iki ülke tarafından da gerçekleştirilmedir. Sabir Askeroğlu

Yorumlar